Alaçatı’da dostlarla buluşma…

 

Geçmiş yıllarda görüp  heves ettiğim, ama her seferinde yer ayırtmakta geciktiğim için gidemediğim ve bu sene Çeşme Belediyesi tarafından organize edilen meşhur Alaçatı Ot Festivali’ne nihayet biz de katıldık! Aslında ot festivaline katılmak bir amaç değildi, ama bu festival bizim için daha ziyade bir araç oldu.

Bir seneyi aşkın süredir sanal ortamdan tanıştığım ve aramızda çok sıkı bağlar kurulan sevgili dostum Beyza ile bu festivale birlikte katılmayı ve böylece yüz yüze tanışmayı ta geçen sene konuşup kararlaştırmıştık.

Benzer şekilde sanal ortamda oluşan ve özellikle de Instagram üzerinden kurulan ortak başka arkadaşlıklar da var tabii işin içinde. Mesela hanımefendiliği ve tatlı diliyle hepimizin hayranlığını kazanan sevgili Müjgan gibi…

Soldan sağa Beyza, ben, Müjgan. Kalabalık ve gürültüden kaçıp deniz kenarına sığındığımız keyifli dakikalar

Festival tarihi yaklaşırken Beyza ile hazırlıklarımızı yapmaya başladığımız dönemde sanal ortamda etkileşimde bulunmaktan çok keyif aldığımız Müjgan gibi birkaç arkadaşımızla daha bu planımızı paylaştık. Sonuçta aramızdan katılamayan birkaç kişi olsa da, bir kısmımız Alaçatı’da buluşmayı başardık. Ot sevsin veya sevmesin ipini koparanın Alaçatı’ya akın etmesiyle izdiham yaşanacak denli kalabalık olan ve Ahmet arkadaşımızın deyimiyle “insan festivali”ne dönüşen festivalin organizasyonuyla ilgili birtakım sıkıntılar olmasına rağmen biz kendi aramızda çok güzel zaman geçirdik. Bir arada olduğumuz zamanın büyük çoğunluğunda hepimizin ortak ilgi alanı ‘yemek tutkumuz’ sohbetlerimizin baş konusu oldu!

 

 

Alaçatı’da konaklama

Beyza ile birlikte kaldığımız  Alanarin Konak butik otele de biraz değinecek olursak… Burayı işleten çift Hatice hanım ve Ahmet bey. Çarşı ve Pazar yerine hem çok yakın hem de o gürültüden ve kalabalıktan uzak, bizi kendi evimizdeymiş gibi hissettiren bir butik otel. Küçük bir yüzme havuzunun da bulunduğu yemyeşil arka bahçesi 5 çayı için harika! İkramlar  ev yapımı.

 

 

 

 

Hatice hanımın ellerinden çıkma ve hepsi çok lezzetli! Kahvaltı nefis! Çeşit çeşit reçellerin hepsi yine Hatice hanımın eseri ve her biri ayrı leziz!

Kısacası Alaçatı’ya yine yolum düşse Hatice hanım ve Ahmet bey orada oldukları sürece severek konaklayacağım gerçek anlamda butik bir otel olarak kayıtlara geçirdim burayı 🙂

 

 

 

 

Kuytu Restoran’da Supradyn Sponsorluğunda “Kim Tutar Seni!” pazar kahvaltısı

 

Kuytu Restoran’da dostlarla Pazar kahvaltısı… Solda; ben, Beyza ve Ayça. Sağda: Müjgan, Gökçe ve Ahmet

Festivalin son  günü olan Pazar sabahı, blogger ve Instagrammer’lar olarak tüm ekip buluşup Celal Beyin davetiyle Kuytu Restoran’da  Supradyn sponsorluğunda düzenlenen şahane bir kahvaltıya katıldık.

 

 

 

 

 

 

Kahvaltı sofrasında her şey taze ve güzeldi ancak mis gibi tereyağlı nefis kruvasanlar aklımda en çok yer eden lezzet oldu. Uzun zamandır bu kadar nefis bir kruvasan yememiştim.

 

 

 

 

İzmirli genç pastacı arkadaşımız Ayça’nın getirdiği özel pasta ise kahvaltı sonrasında pek çok kişiye ikram edildi ve büyük beğeni topladı. Ayça’nın pastasını beğenenler arasındaki en ilgi çekici isim ise  o sırada orada bulunan Cengiz Abazoğlu oldu.

 

 

 

 

 

 

Kahvaltı sonrasında Lokal Pazarı gezip sosyal medya ağından tanıdığımız birçok simayla yüzyüze tanışıp kısa sohbetler ettik. İzmirli blogger arkadaşlarımızla tanıştık… çok lezzetli limonatalar içtik…

Kuytu Restorandaki bu kahvaltı etkinliğinde bizzat tanıştığıma özellikle çok memnun olduğum, yazılarını beğeniyle ve ilgiyle takip ettiğim yemek yazarı Haluk Özyavuz oldu. Hele ki yaptığım yemekler ve sunumlarla ilgili kendisinden övgü dolu, samimi sözler duymak benim için gerçekten onur verici bir deneyim oldu! Haluk beyi tanımıyor ve kim olduğunu, neler yaptığını, hatta övgü dolu sözlerinin beni niçin bu kadar mutlu ettiğini merak ediyorsanız buraya tıklayarak web sitesine ve yazılarına ulaşabilirsiniz 😀

 

 

Appron önlüğümü gerçekten çok sevdim!

4ncü nesil kahveler tattık… DentaSave diş macunlarından eşantiyonlarımızı aldık ve ürünler hakkında bilgi edindik…

Appron önlüklerini tasarlayan ve satışını yapan genç arkadaşlarla tanıştık, hatta birer mutfak önlüğü de edindik…  Bu özel tasarım deri kuşaklı önlüklerle ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz buraya tıklayarak sayfalarına ulaşabilirsiniz.

 

 

 

 

Tekrar karnımız acıkınca da Kuytu restoranın Ot Festivaline özel olarak hazırladığı sebzeli dönerden yedik.

 

 

 

Alaçatı Kuytu Restoran ‘dan Celal beye de nazik daveti ve keyifli kahvaltı organizasyonu için bu vesileyle bir kez daha tüm arkadaşlarım adına teşekkürlerimi iletiyorum.

 

Kuytu Restoran’ın meşhur duvarının önünde genç arkadaşlarım Gökçe ve Ayça ile anı fotoğrafımız.

Kahvaltı sofrasında Supradyn’in eğlenceli aksesuarlarıyla poz vermeler… Soldan sağa: ben, Beyza ve Ayça

 

Lokal Pazar’da şahane limon ağaçlarının altında Gökçe ile hatıra pozumuz

Alaçatı’nın meşhur İmren pastanesi.

Meşhur İmren Pastanesi’nin pasta dolabından cezbedici görüntüler…

 

 

 

Alaçatı sokaklarında hoşumuza giden kapılardan birinin önünde… (fotoğraf: Beyza)

Yine Alaçatı sokaklarında gezinirken Beyzacığımla…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ve tabii her güzel şey gibi bu keyifli gezinin de sonu geldi. Birlikte çekilen fotoğraflarda saklı kalan pek çok tatlı anıyla ve belki de daha bile kalabalık bir grup olarak bir başka festivalde yeniden buluşmak üzere diyerek vedalaştık…

Yazıda adı geçen arkadaşlarım:

Beyza – Kitchenart-ist blogunun yazarı

Müjgan – Chez Maman blogunun yazarı

Ahmet – Majorfoodlover  Instagram hesabının sahibi

Ayça – Ayça Nummies  blogunun yazarı, butik pasta tasarımcısı

Gökçe – Tifani Mutfak Instagram hesabının sahibi

 

*Bu yazıda kullandığım fotoğraflar yukarıda adı geçen arkadaşlarımla oluşturduğumuz havuzdan seçtiklerimdir. Kullanmama izin verdikleri için tüm arkadaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ederim.

 

Sonsöz

Bu resimde yer verdiğim ve benim için bu festival buluşmasının hatıralarını oluşturan objelere gelince… Dikdörtgen ve kare nesneler, sevgili Müjgan’ın benim için ta Fransa’dan alıp buralara kadar taşıdığı, çok uzun zamandır edinmek istediğim ancak Türkiye’de bulamadığım 2 adet tart kalıbı. Kalıbın içinde Müjgan’ın dolap içi lavanta kesesini koymak için kendi elleriyle hazırladığı şık bir kılıf. Dikdörtgen kalıbın hemen sol köşesinde, son gün kızıma hatıra kalsın diye aldığım Alaçatı bilekliği. Kuytu Restoran’ın güzel lezzetlerinin yaratıcısı Yaprak Uziş’in Ot Yemekleri tariflerinin yer aldığı kitapçık. Grafik tasarımcı Estel Bensinyor‘un festival için hazırladığı görseli içeren ve çok hoşuma gittiği için sakladığım Lokal Pazar broşürü. Alaçatı dükkanlarından birinden aldığım 8 kişilik özel lazer kesimli Amerikan servis ve çoktandır aradığım halde kitapçılarda bulamadığım ama ilginç bir şekilde Adnan Menderes havaalanında rastlayıp derhal aldığım Gerçek Ekmek kitabı 🙂