Çocukluğumun Türkiye’de geçen bölük pörçük hatıralarından aklımda kalan bir şey var.  İlkokul 3ncü sınıfta bir yıl devam ettiğim okulun kantininde minicik plastik bardakların içinde leblebi tozu satılırdı.  Teneffüslerde kantine koşar bu tozdan alırdık ve ağzımıza bir kaşık bile alsak dilimiz damağımız birbirine yapışır ve bir müddet konuşamazdık!  Yine de tadını çok sevdiğimiz için alır, yerdik. Yıllar sonra, hatta kendi çocuklarım ilkokul çağını dahi geçtikten sonra bu çok sevdiğim ürüne yeniden kavuştum. Geçen kış eşime birkaç paket leblebi hediye gelmişti. Marketten veya kuruyemişçiden aldığımız leblebilere göre olağanüstü lezzetli bir tadı olan bu leblebinin nerden geldiğini araştırırken karşıma Çorum’un Sungurlu ilçesinde bulunan bir firma çıktı. Ülkemizde leblebi deyince zaten akla hemen Çorum gelir. Firmayı ve ürünlerini araştırınca gördüm ki leblebi tozu da sattıkları ürünler arasında! Hemen diğer ürünlerle birlikte ısmarladım (sadece leblebi değil, ürünleri arasında çok çeşitli kuruyemişler de mevcut). Gel zaman git zaman büyük bir hevesle ısmarladığım leblebi tozuyla yeni tarifler geliştirme çabalarımın gerçekleşmesi biraz zaman aldı. Ta ki bundan bir hafta on gün öncesine kadar… Benim gibi blog yazan, mutfak tutkunu ve dahası tatlı düşkünü çok sevgili bir arkadaşımın un helvasına değinmesiyle başladı herşey. Kültürümüzün önemli bir parçası olmakla birlikte aslında ne kadar da zararlı bir yiyecek olduğunu konuşmamızın üzerine, benim gibi her şeye rağmen sağlıklı beslenmeye çalışan arkadaşıma bir sürpriz yapayım istedim ve helvanın da nispeten sağlıklısını yapabilirim deyip kolları sıvadım. Ve yaptım da. 

Gelgelelim büyük bir hevesle hazırladığım ‘sağlıklı’ helvayı nasıl yaptığımı arkadaşıma anlattıktan ve resimlerini paylaştıktan tam bir gün sonra onun Anneannesini sonsuzluğa uğurladığı haberi geldi! Böyle bir hikaye etrafında gelişen bu helvaya başka bir isim verilemezdi! Tanışmak şerefine maalesef nail olamadığım ama arkadaşımdan dinleye dinleye tanıdığım, güzel yürekli, güzel yüzlü bir Cumhuriyet kadını, rahmetli Ayla Hanımın helvasıdır bu helva. Velhasıl tadı size de birazcık buruk gelirse, bilin ki arkasında yatan hikayedendir, şekersiz oluşundan değil. 

Malzemeler

  • 1,5 su bardak leblebi unu
  • ½ çay bardağı fındık yağı
  • ½ çay bardağı hurma özü (veya diğer doğal tatlandırıcı)
  • 1 çorba kaşığı çam fıstığı
  • 1,5 su bardağı süt*, oda sıcaklığında
  • Servis için tarçın ve arzuya göre biraz pudra şekeri (isteğe bağlı)

Süt yerine soya veya badem sütü gibi alternatifleri kullanarak bu helvayı vegan diyetine uygun hale getirebilirsiniz.

 

Adım Adım Yapılışı

0/0 Tamamlanan Adımlar
  1. Bir tencerede orta ateşte fındık yağı biraz ısıtılır ve içerisine leblebi unu ve çam fıstıkları eklenir. Devamlı karıştırarak kısaca kavrulur.
  2. Ayrı bir kapta süt ve hurma özü veya diğer tatlandırıcı karıştırılır ve leblebi ununa eklenir. Kısık ateşte yavaş yavaş karıştırarak sütü çekmesi sağlanır. Tencerenin kenarlarından ayrılır hale gelince hazır demektir.
  3. Biraz ılınmasını bekleyip dilediğiniz kalıplarla veya elinizde şekil verebilirsiniz. Servis ederken arzuya göre üzerine tarçın, biraz pudra şekeri veya antep fıstığı vb gibi malzemeyle süslemeler yapabilirsiniz.
  4. Artanları kapalı bir kabın içinde buzdolabında saklayınız.

Afiyet olsun!