Esin Teyzem ve ailesiyle New York’ta yaşadığımız, benim ergenlik dönemime denk gelen yıllardan beri ailecek tanışırız. Hatta Annemin en yakın arkadaşlarından biridir. Esin Teyzem de Annem gibi tanıdığım en iyi aşçılardan biridir. Nefis yemekler ve dergilere, kitaplara konu olacak güzellikte inanılmaz başarılı tatlılar yapar. Hangisinden bahsetsem ki? Efsanevi Pekan Cevizli Tartından mı yoksa Beyaz Çikolatalı Mus’undan mı? Fakat tüm bunları yaparken bir yandan da formunu korumayı başarır ve kendisine gençlik yıllarımdan kalma alışkanlıkla ‘teyze’ dediğim için beni utandırır!
Neyse ben şimdi lafı fazla uzatmadan şu salatayı anlatayım. Esin Teyzemlerle aynı sitede bulunan yazlıklarımız sayesinde her yıl görüşüp bir araya gelme şansımız oluyor. İşte bu yaz tatillerinden birinde – benim epeyce fazla kilomun olduğu bir dönemde – Esin Teyzem bir gün beni bir kenara çekip usul usul “İncicim, bak şimdi ben sana bir salata tarifi vereceğim, bunu bir kür gibi yaparsan daha da faydalı olur. Akşamları bu salatayı yapıp akşam yemeği niyetine yiyeceksin ve üstüne de başka bir şey yemiyeceksin. Tabii bunu yaptığın dönemde diğer yediklerine de dikkat edersen bel çevresi ve göbekteki yağların erimesine yardımcı olduğunu kısa sürede fark edeceksin,” dedi ve nasıl yapacağımı anlattı.  Bu nimetten sizler de faydalanın diye şimdi ben de size anlatacağım.
Yalnız önce avokado konusunda biraz bilgi vermek istiyorum. Türkiye’de yaşayan bizler için bu salatanın tek sıkıntılı tarafı marketlerde hemen hiçbir zaman olgunlaşmış avokado bulunmuyor olmasıdır. Fakat bunun da bir çözümü var. Ham olarak aldığınız avokadoları teker teker birer gazete kağıdına sarıp oda sıcaklığında, mutfak dolaplarından birine veya kuytu karanlık bir köşeye yerleştirin. Avokadonun cinsine göre biraz değişkenlik gösterse de ortalama 2 gün gibi bir sürede yumuşayıp güzelce olgunlaştığını göreceksiniz. Kabukları fazla kararmadan artık onları tüketene kadar buzdolabında saklayabilirsiniz. Ancak çok uzun bekletmeden birkaç gün içinde tüketmenizi öneririm. Dolabın kuytu bir köşesine koyup da unuturum derseniz onun da çözümü var. Post-it denen şu yapışkanlı kağıtlardan ediniyorsunuz, üzerine “BURADA AVOKADO VAR- UNUTMA!” şeklinde kendinize hitaben hatırlatma notunuzu yazıp avokadoları koyduğunuz dolabın kapağına bir güzel yapıştırıyorsunuz. Evet, haydi bakalım deneyenlere yarasın deyip başlayalım…

Malzemeler

(1 kişilik, 1 öğün için)

  • 1 adet avokado
  • 1 adet portakal
  • Kabuksuz çiğ badem, bir avuç kadar
  • Ay çekirdeği, bir çorba kaşığı kadar
  • Elma sirkesi
  • Az miktarda zeytinyağı veya ceviz yağı, isteğe bağlı
  • Tuz, taze çekilmiş karabiber, isteğe bağlı
  • Marul, kıvırcık, aysberg vb gibi dilediğiniz yeşilliklerden

 

Adım Adım Yapılışı

0/0 Tamamlanan Adımlar
  1. Seçilen yeşillikler güzelce yıkanıp kurutulur ve elle ufak parçalara bölünüp servis tabağına aktarılır.
  2. Avokado soyulup çekirdiğinden ayrılır ve küp küp kesilir. Yeşilliklerin üzerine yerleştirilir.
  3. Portakal yıkanıp soyulur ve mümkünse zarlarından ayırarak veya normal şekilde dilimlenir, yeşilliklerin üzerine yerleştirilir.
  4. Zarlarından ayırarak dilimlenirse portakalın kalan kısmı avuç içinde iyice sıkılarak bir çanağın içine suyu akıtılır  ve daha sonra sirke ve azıcık yağla çırpılarak salatanın üzerine sos olarak gezdirilir.
  5. Son olarak bir avuç kadar badem ve bir çorba kaşığı dolusu ay çekirdeği serpiştirilir ve afiyetle yenir.

Sos için  ayrılan portakal suyu, bir miktar elma sirkesi, biraz zeytinyağı veya ceviz yağı küçük bir kavanozun içine konulur. Biraz tuz ve karabiber ilave edilir ve kavanozun kapağı kapatılıp malzemeler bir emülsiyon haline gelene kadar hızlıca çalkalanır. Salata servis edileceği zaman üstüne gezdirilir. Miktarı fazla gelirse kapaklı kavanozun içinde bir-iki gün buzdolabında saklanabilir.