Yumurtanın sadece sarılarını kullandığımız bazı tarifler vardır. Zavallı yumurta akları açığa çıkar ve ne yazık ki çoğu zaman ziyan olur. Oysa bunları değerlendirmenin çok lezzetli, tatlı yolları vardır ki bunlardan biri de kedi dili bisküvisi yapmaktır. Yalnız burada bir konuya hemen açıklık getirelim. Sözünü ettiğim bu incecik bisküvilerin, kahve veya süte banınca yumuşayan, tiramisu veya charlotte gibi tatlıların yapımında kullanılan, bir yüzü toz şekerine bulanmış tombul bisküvilerle ilgisi yok – ki ben bu ayrımı sağlamak ve kavram kargaşasına düşmemek için tombul olanları sadece “savoyer” (“savoiardi”) olarak adlandırıyorum. Bu bisküvilerin her ikisi de İtalyanlara özgü tarifler ve aslında burada tarifini verdiğim kedi dili bisküvisinin İtalyanca’daki orijinal adı da “lingue di gatto,” yani kelimesi kelimesine tercüme edince “kedi dili”! Oysa çocukluğumda pastanelerde şerit şerit parşömen kağıdı üzerinde, yanyana dizilmiş, üstlerine toz şeker serpilmiş, süte banınca hafif yumuşayan, nefis bisküviler satılırdı ve biz bunları kedi dili adıyla bilir ve alırdık çünkü pastanelerdeki amcalar da o isimle satardı! (Hatta Annem bunlarla nefis bir çikolatalı pasta yapardı! Ama o pastayı ayrıca ele almak lazım) Meğer kedi dili bisküvisi öyle olmazmış, bunu da kendi çocuklarımı büyütürken bu konulara olan merakım sayesinde araştırınca öğrendim. Anlaşılan bizim pastanelerdeki amcalar yanlış tercüme etmişler! İki bisküvinin tarifleri arasındaki en temel farklılıklardan biri ise savoyerin hiç tereyağı içermiyor olmasıdır. 

Uzun lafın kısası bu tarifi uyguladığınız takdirde incecik, kıtır-çıtır ve tatları da hafiften dondurma kornetini andıran zarif mi zarif bisküviler elde edersiniz, yani tiramisu yapımında kullanacağınız bir bisküvi değil!

Kedi dili bisküvilerinizi dondurma, sorbe, parfe ve dilediğiniz tüm sütlü tatlıların yanında servis edebilir veya kahvenin çayın yanında tek başına da tüketebilirsiniz. Bir adım daha ileri gidip aralarına marmelat sürüp minik sandviçler yapabilir ve hatta üzerlerine eritilmiş çikolata gezdirebilirsiniz. Üstelik bunları hazırlaması çok kolay, pişirmesi de kısa sürer. Daha da iyisi uzun ömürlüdür, kolay kolay bayatlamazlar. Bir kez denediniz mi ne kadar pratik olduğunu anlayacak ve bu bisküvileri sıkça yapmaktan kendinizi alamayacaksınız. Nasıl mı? Hadi gelin anlatayım… 
 
 

 Malzemeler

  • 50 gr tereyağı, oda sıcaklığında hafif yumuşamış
  • 50 gr pudra şekeri, elenmiş
  • 2 adet yumurtanın akı, oda sıcaklığında
  • 65 gr un, elenmiş
  • 1/2 tatlı k. vaniyla özü veya 1 tatlı k. vanilinli şeker

 

Adım Adım Yapılışı

0/0 Tamamlanan Adımlar
  1. Fırın önceden 200 dereceye ısıtılır. İki fırın tepsisine pişirme kağıdı döşeyerek hazırlık yapılır.
  2. Hafif yumuşamış tereyağı pudra şekeri ile köpürene kadar çırpılır.
  3. Yumurta akları ilave edilir ve tereyağına yedirmek için iyice karıştırılır.
  4. Elenmiş un ve bir çimdik tuz ilave edilir ve homojen bir hamur elde edilir.
  5. Hamur, düz yuvarlak uç takılmış krema torbasına, veya kilitli buzdolabı poşetine doldurulur, bu durumda torbanın bir köşesine yaklaşık 1 cm’lik kesik yapılır, ve aralarında en az 2-3 cm pay bırakarak ortalama 8-10 cm’lik çubuklar şeklinde pişirme kağıdının üzerine sıkılır.
  6. 4-5 dakika veya altın sarısı rengi alan kadar pişirilir (fırın ayarları değişik olduğundan ve bisküvi çabuk piştiğinden başında durup takip etmekte fayda var).
  7. Fırından çıkan bisküviler hemen kağıdından ayrılıp soğutma teli üzerine dizilir.
  8. Kapalı, hava almayan saklama kutusunda 7 güne kadar tazeliğini korur.

İpucu!  Pişirme kağıdının tersinden kurşun kalemle dilediğiniz şekilleri çizip, kağıdın diğer yüzünde hazırladığınız bu şablona uyarak hamuru sıkabilir ve şekilli bisküviler de elde edebilirsiniz. Hamurun pişerken bir yayılma payı olduğunu unutmayın!