Sakızkabağı aslında biraz lezzetsiz sebzelerdendir. Tadı yok gibidir. “Kabak tadı verdi” gibi deyimlere konu olmuştur zavallı kabak! Bir de herhalde biraz ‘çıplak’ bir sebze olduğundan mıdır nedir, “kabak gibi ortada kalmak” tabiri ile de sıkça günlük konuşmalarımızda yer alır. Bense, olumsuz anlam taşıyan bu deyimlerden sıyrılıp bu faydalı sebzeyi daha sıradışı şekillerde ve lezzetini zenginleştirecek çeşitli ilavelerle kullanmaya çalışırım sürekli. Bu kez de çok lezzetli, basit ve çok faydalı bir çorbaya konu oldu sakızkabaklarım. Üstelik bu çorbayı dilerseniz yazın soğuk da tüketebilirsiniz. Çok az zeytinyağıyla yapılan, un veya diğer bir karbonhidrat barındırmayan son derece şifalı bir çorba! Resmen detoks çorbası gibi! Üstelik püre haline getirildiği için çocuklara veya diş problemi olan yaşlılara da çok uygun. Siz söylemezsiniz içerisindeki zencefili kimsenin kolay kolay anlayacağını da sanmıyorum! İşte buyrun misafir sofralarına layık bir sunumla hiç de kabak tadı vermeyen enfes kabak çorbası! 
 

Malzemeler

  • 3-4 adet orta boy sakız kabağı
  • 1 orta boy soğan (ben beyaz soğan kullanıyorum)
  • 2-3 diş sarmısak
  • 3-4 çorba kaşığı zeytinyağı
  • Kereviz tozu (olmasa da olur)
  • bir parça taze zencefil (başparmağınızın yarısı kadar)
  • 100 ml kadar taze krema (100 gr labne de kullanabilirsiniz)
  • Su veya et suyu, tavuk suyu (soğuk tüketecekseniz sade suyla yapmanızı öneririm)
  • Tuz, karabiber
  • Dereotu,  nane

 

Adım Adım Yapılışı

0/0 Tamamlanan Adımlar
  1. Kabakları iyice yıkayın. Zedelenmiş görünen kısımları hariç soymadan kuşbaşı parçalar halinde doğrayın.
  2. Soğanı da ayıklayıp kabaca doğrayın. Sarmısakları ayıklayın. Zencefili rendeleyin veya bıçakla ince doğrayın.
  3. Tencereyi orta ateşe koyup içerisine 3-4 çorba kaşığı zeytinyağı ekleyin. Biraz kızınca tüm sebzeleri ekleyin. Üzerine yarım veya 1 tatlı kaşığı kadar tuz ve bir fiske toz şeker serpiştirin.
  4. Sebzeleri birkaç dakika soteleyip çevirdikten sonra üzerine tam örtmeyecek şekilde sıcak su ekleyin. Kaynayınca ocağı kısık ateşe getirin ve tencerenin kapağını kapatıp kabaklar iyice yumuşayıncaya kadar pişmeye bırakın. Bu iş en az 20 dakika sürecektir. Kabağın cinsine ve doğradığınız parçaların büyüklüğüne göre de süre uzayabilir. Eğer suyu çok azalmaya başlarsa arada az miktarda sıcak su ekleyebilirsiniz.

  5. Kabaklar pişince tencereyi ateşten alın ve birkaç dakika biraz ılınmasını bekledikten sonra içerisine kremayı (veya labneyi) ekleyin. El blenderıyla çorbayı püre haline getirin. Sonra tekrar hafif ateşe alıp istediğiniz kıvama göre bir miktar daha sıcak su (veya et suyu) ekleyerek çorbanızı açın. (Kimilerinin çok koyu kıvamlı çorbalardan hoşlanmadığını biliyorum ama yine de özellikle bu çorbanın çok da sulandırılmaması gerektiğini belirtmek isterim!). Bu sırada dereotu ekleyin. Ben kışın kurutulmuş dereotu kullanıyorum. Özellikle çorbalarda kokusu daha güzel ortaya çıkıyor. Arzuya göre karabiber ekleyin ve tuz oranı için çorbanızın tadına bakın.
  6. Servis için ayrı bir çanakta bir miktar yoğurdu iyice karıştırın. Dilerseniz süzme yoğurt da veya normal yoğurtla ikisini karıştırarak da kullanabilirsiniz. Kaselere çorbayı koyduktan sonra ortasına yoğurttan birkaç kaşık koyun ve üzerini arzuya göre kuru nane, pul biber vb baharatla süsleyin. Ev yapımı kıtır ekmeklerle servis edin.

Afiyet olsun!