Yine çok eski zamanlardan, Osmanlı dönemine ait tatlılardan biriyle karşınızdayım. Osmanlı döneminde, Sarayda her türlü meyve yetiştirilir ve mutfakta çokça kullanılırmış. Şerbetler, reçeller, hoşaflar gibi bir de taze meyve suyu, şeker ve nişastayla yapılan pâlûde varmış. Farsça bir sözcük olan pâlûde, süzülmüş, saf hale getirilmiş anlamına gelmektedir. 15. yüzyıl kaynaklarında palûde ve palûze adlarıyla anılan tatlı daha sonra falûzec ve pelteşin adlarıyla da geçmektedir. Günümüzde ise kısaca pelte denmektedir. Beş yüz yıl varlığını sürdüren ve halen de çok sevilen, meyve suyu, şeker ve nişastayla hazırlanan bu tatlı Osmanlıların çok hoşlandıkları geleneksel meyveli tatlılarından biridir. O döneme ait yemek kitaplarında özellikle üzüm, vişne, kayısı, karadut, elma, kızılcık, limon, portakal ve ayva peltelerinin tarifleri bulunmaktadır.* Bu kadar zengin bir mutfak kültürü ve geçmişine sahip olduğumuz için bence çok şanslı bir milletiz.

Uzun sözün kısası bugünkü tarifimiz, bizim evde fazla miktarda alındığı için olduğu gibi tüketilemeyen mandalinaları değerlendirmek amacıyla hazırladığım mandalina peltesidir. Eski zamanda meyve suyu sıkma makineleri olmadığı için meyveler elle sıkılır veya ezilir ve süzgeçten geçirilirmiş (süzülmüş anlamına gelen pâlûde adı da belli ki buradan geliyor). Tabii ki bizler günümüz teknolojisinden faydalanarak mandalina suyumuzu eğer varsa elektrikli narenciye sıkacağı ile (nispeten) kolayca elde edebiliriz. Zaten meyve suyumuzu hazır ettikten sonra gerisi kolay! Benim elimde fazladan mandalina vardı ama bu reçeteyi elbette portakal suyuyla da uygulayabilirsiniz. Burada önemli olan nokta seçtiğiniz mandalina veya portakalın mutlaka tadına bakmanızdır zira cinsine veya mevsimine göre ekşilik ve tatlılık oranları değişkenlik gösterecektir. Ekleyeceğiniz limon suyu ve şekerin miktarına bu tat dengesine göre kendiniz karar verebilirsiniz. Benim mandalinalar fazla mayhoş değildi, ben de buna göre bir tam limonun suyunu ekledim, ve şekeri de makul miktarda tuttum. Unutmayın ki bu meyveler zaten doğal olarak fruktoz, yani meyve şekeri içeriyor.

Osmanlı döneminde ziyafet sofralarında pilavın yanında ikram edildiği söylenen pelteyi özellikle soslu ve baharatlı et yemeklerinden sonra servis etmenizi öneririm. Yemeğin ağırlığını ya da yoğunluğunu üzerimizden alıp içimizi ferahlatan bir tatlı oluyor.

Malzemeler

(6-7 porsiyon)

  • 5 su bardağı mandalina suyu (1 lt)
  • 1 limonun suyu (veya 1/2 çay bardağı kadar)
  • 7 yemek kaşığı toz şeker (125 gr)
  • 5 yemek kaşığı mısır nişastası  (70gr)
  • 1/2 su bardağı su (nişastayı halletmek için)
  • Nar taneleri, minik taze nane yaprakları (süslemek için)

Not: Yemek kaşığı normal dolulukta olmalı. Su bardağı 200 ml’lik standart bardaktır.

 

 

Adım Adım Yapılışı

0/0 Tamamlanan Adımlar
  1. Taze meyve suyu sıkılır ve şeker eklenip bir tencerede ısıtılır. Şeker çözünene kadar ısıtlır.
  2. Bu sırada ayrı bir kapta nişasta suyla ezerek halledilir. (Nişastayı ölçerken kaşığınız normal dolulukta olmalıdır, tepeleme değil).
  3. Meyve suyu kaynamadan önce nişastası ip gibi akıtarak eklenir ve topaklanmaması için bir yandan da hızla karıştırılır. Bu noktada çırpma teli kullanmak iyi olacaktır.
  4. Karışım kaynayarak boza kıvamına gelip rengi yeniden saydamlaşıncaya dek pişirilir.
  5. Ocaktan alıp arzu edilirse meyvenin posası, çekirdeği veya olası nişasta topaklarının giderildiğinden emin olmak için bir süzgeçten geçirerek başka bir kaba aktarılır. (Ben genelde bu adımı pek uygulama ihtiyacı hissetmem).
  6. Arzu edilen şekilde servis kaselerine paylaştırılır. Önce oda sıcaklığında ılınması beklenir, daha sonra buzdolabında en az 5-6 saat soğutulup öyle servis edilir.
  7. Soğuduktan sonra, süslemek için nar taneleri, taze nane yaprağı ve arzu edilirse toz antep fıstığı gibi ilave malzemeler kullanılabilir.
Afiyet Olsun!