Bodrum’daki yazlık sitemizde her yaz buluştuğumuz, birlikte olmaktan keyif aldığımız dostlarımız var. Annemlerin Yunan Adalarına yaptıkları gezilerin vazgeçilmez as elemanı sevgili Nil de onlardan biri. Nil her yaz  az şekerli ve elmalı meşhur erik marmeladını pişirir ve bize de mutlaka bir kavanoz dolusu getirir. Rengini anlatmam gereksiz olur zira resimlerden anlaşılıyor. Lezzeti için ise diyebileceğim tek şey “anlatılmaz yaşanır” olacaktır. Sanırım deniz seviyesinde bulunmakla ilgili bir şey var ki o da Bodrum’da yapılan her şeyin ama istisnasız her şeyin çok daha lezzetli olması. Bunun tek nedeni elbette deniz seviyesinde bulunmak olamaz. Her hafta Çarşamba günü Gündoğan’da kurulan meyve-sebze pazarından aldığımız ürünlerin tazeliği ve kalitesiyle de ilgili bir durum söz konusu.

Bu sene Nil yine bize o nefis renkli leziz erik marmeladından getirdi. Bir önceki hafta yine benzer nefis mor eriklerle bir tart yapmıştım ve hızla tüketilmişti hatta özellikle kızım tarafından yeniden yapılması istenmişti. Bu düşünceyle yola çıkarak bu kez Nil’in marmeladıyla tart yapabileceğimi düşündüm ama bu düşünce gecenin bir vakti aklıma geldiği için de ne yalan söyleyim biraz üşendim. Daha hızlı hazırlayabileceğim ve mümkünse daha çabuk pişen bir şey yapmalıydım. Uzun lafın kısası, tartın daha kolay bir versiyonu olan galeti aklımdan geçirirken bir yandan da başladım hamuru hazırlamaya. Galet güzel fikirdi ama dilimlemek ve servis etmek gibi zahmetlere girmek istemediğim için porsiyonluk bir şekil versem iyi olurdu. Sonuçta çok kısa bir süre içinde bu “mini galet” tabir ettiğim marmelat dolgulu nefis kurabiyeler çıktı ortaya.

Bodrum’un nefis erikleriyle hazırlanmış marmeladınız olmayabilir ama bu kurabiyelerden yapıp dilediğiniz her türlü marmelatla doldurup pişirebilirsiniz. Nitekim Ankara’ya dönünce benim ikinci mini galet girişimim bir hafta önce Nil’in usulünden esinlenerek hazırladığım kayısı marmeladıyla gerçekleşti. Böğürtlen, çilek, vişne veya şeftali şimdilerde mevsiminde olduğu için aklıma ilk gelen meyveler…  Peki ya siz hangisini tercih ederdiniz?

Malzemeler

(16 adet için)

  • 150 gr tereyağı, oda sıcaklığında
  • 1 su bardağı kadar pudra şekeri (1 parmak eksik olabilir)
  • 1 paket vanilya
  • 1 fiske tuz
  • 1 orta boy yumurta, oda sıcaklığında
  • 2,5-3 su bardağı kadar un (280-300 gr civarında)

 

Adım Adım Yapılışı

0/0 Tamamlanan Adımlar
  1. Fırın tepsisine pişirme kağıdı döşenir. Fırın 170-180 C’ye ısıtılır.
  2. Yağ,  şeker ve vanilya mikserle iyice çırpılır. Yumurta eklenir ve biraz daha çırpılır.
  3. Ayrı bir kaba un elenir ve 2-3 partide ilave edilir. Elde hamur toplanır ve fazla yoğurmadan
    16 eşit boyda bezeye ayrılır. Hamur yumuşak fakat ele yapışmayacak kıvamda olmalıdır.
  4. Bezelerin her biri avuç icinde poğaça yapar gibi açılır ve ortasına birer dolu tatlı kaşığı erik marmelatı (veya diğer marmelat) konulur.
  5. Hamurun kenarları ortaya doğru ve ortasında ufak bir açıklık bırakarak katlanır. Bu iş hamurlar tepsiye konduktan sonra da yapılabilir. Biraz şekilsiz olsalar da bunun hiç bir önemi yoktur.
  6. 180 C ye önceden ısıtılmış fırında  yaklaşık yarım saat pişirilir. Çıkardıktan sonra soğutma teline aktarılıp soğuması beklenir. Arzu edilirse üzerine biraz pudra şekeri serperek servis edilir.

Afiyet Olsun!