2007’den beri yaptığım bir tarif vardı. Tiramisu Pastası adıyla kaydetmişim defterime zira İtalyanların tiramisularıyla hiç ilgisi yok! Ama bizim damak tadımıza çok uyuyor ve o haliyle de çok seviliyor. Şimdi onu ve ona niçin ‘hibrid versiyon’ dediğimi anlatacağım ama aslında bunun daha da eski bir versiyonu var. Sanıyorum 90’lı yılların sonlarından kalma bir tarif. Birçoğunuz muhakkak hatırlayacaktır; yarım litre süt, bir yumurta, biraz un ve biraz şekerle basit bir puding pişirirdik ve ocaktan aldıktan sonra biraz ılınmasını bekleyip içine labne ekleyip karıştırırdık. Sonra da genelde hazır kek taban veya ev yapımı sade ya da kakaolu keki nescafeyle ıslatıp arasına ve üzerine bu pudingi paylaştırırdık. Üzerine de kakaoyu serptik mi oldu mu size tiramisu!  Hatta hatırlıyorum kimileri üstüne granül kahve de serperdi.

Gel zaman git zaman, bir gün arabamı servise götürmüş bekleme salonunda oturuyorum. Oyalanmak için orada elime geçirdiğim dergileri karıştırıyorum. Ne dergisiydi şimdi tam hatırlamıyorum ama yemek tarifi yazıyor olması beni şaşırtmıştı zira ‘oto haber’ veya ona benzer sektörel bir dergiydi. Yemek dergisi olmadığını çok iyi hatırlıyorum çünkü içinde sadece iki tarif vardı; biri bu anlatacağım tiramisu tarifi, biri de çok ilginç bir barbekü sosuydu. Dergiden sayfayı yırtıp almak ayıp olacağı için birilerinden kağıt istedim. Biraz sonra kibar bir görevli bana bir ajanda getirdi, patronun hediyesiymiş. İşte o ajandaya yazdığım ilk tarifin adı, dergiden olduğu gibi aktardığım “Fındıklı Tiramisu Pastası” idi ve yukarıda anlattığım gibi hazır kek taban kullanılıyordu. Fakat kreması sözünü ettiğim o pudingden farklıydı ve ilgimi çeken de bu olmuştu zaten! Fındığı hiç kullanmadım bu tarifte, ama dilerseniz siz öyle de deneyebilirsiniz (1 su bardağı ince çekilmiş fındık içini tatlınızın arasına ekleyebilirsiniz.) İlk zamanlar tek kat kek üzerine yaptım bu kremayı. Bazen iki kat kek kullandığım da oluyordu. Ama sonuçta kakaolu kekle ne yaparsak yapalım gerçek tiramisuyla aslında yakından uzaktan ilgisi yoktu. Sonraları Binnur Akhun Önen ve Zeynep Braggiotti’nin ortaklaşa yazdıkları “İtalyan Aşkı” adlı kitaptaki orijinal tiramisu tarifini de yapar oldum ki hâlâ da çok severim. Fakat aile fertleri ve yakın çevremdeki arkadaşlar alaturka versiyonu her zaman tercih ettiler. Gel gelelim buna tiramisu denmesi de prensipte beni hep rahatsız etmiştir ama bu adla da yerleşmiş işte dilimize, ne yapalım? En azından buna ‘Tiramisu Pastası’ diyerek kendimce bir çözüm bulmuştum. Sonra bir gün düşündüm, madem aşağıda tarifini verdiğim bu yumurtasız ve köpüksü kremayı herkes bu kadar seviyor, o zaman savoyerle hazırlayarak gerçek bir tiramisu görünümü de sağlayabiliriz. Hatta tarifte hâlâ granül kahve yazıyor ama aslında ben sert bir filtre kahve veya espresso ile hazırlamayı tercih ediyorum ve hiç değilse bu sayede orijinal tarife biraz daha yaklaşmış oluyorum.

İşte kelime anlamı ‘melez’ olan ‘hibrid tiramisu’ adını verdiğim bu tatlının da ortaya çıkış hikayesi böyle sevgili okurlarım. Bloğumu açtığımdan beri hep buraya eklemek isteyip de sürekli çeşitli bahanelerle erteleyip durduğum, en çok yapılan, çok sevilen ve en çok sorulan tariflerimden biridir. Tarif yazmayı ertelemek için genelde en büyük bahanem iyi fotoğraf çekememiş olmaktır. Ancak şimdi paylaştığım bu fotoğraflar da aslında 2017’den kalma. Dikkat ederseniz pastanın bütün hali namevcut! Çünkü bu yapıldığı zaman en hızlı tüketilen tatlılardan biridir ve güç bela bir porsiyonu ayırabilmişim! O zamandan beri kim bilir kaç defa yapmışımdır bu tarifi fakat şu fotoğraf konusu da ayrı bir dert işte! Onun için fotoğrafları nerdeyese 4 yıl öncesinden kalmış olsa da artık bu tarifi buraya ekleme zamanı gelmiş de geçmiş diyor ve takdiri sizlere bırakıyorum.

 

Malzemeler

  • 1 çorba kaşığı tepeleme un (30 gr kadar)
  • 2 çorba kaşığı silme toz şeker (30 gr kadar)
  • 1 su bardağı süt (200 ml)
  • 1 paket labne peyniri (200 gr)
  • Yarım paket (100 ml) sıvı krema
  • 1 paket vanilya
  • 24 adet savoyer (kedidili)
  • 1 yemek kaşığı granül kahve
  • 2 yemek kaşığı toz şeker
  • 1,5 su bardağı su (300 ml)
  • Süslemek için bitter kakao

Adım Adım Yapılışı

0/0 Tamamlanan Adımlar
  1. Küçük bir tencereye un ve toz şeker konulur. 1 bardak sütle karıştırılır ve orta ateşte koyu bir muhallebi kıvamına gelinceye dek pişirilir.
  2. Ateşten alınca vanilya eklenir ve karıştırarak biraz ılınması beklenir.
  3. Labne peyniri soğuk olarak eklenir ve çırpma teliyle karışıma iyice yedirilir.
  4. Ayrı bir kapta 100 ml sıvı krema katılaşıp krem şanti kıvamına gelene kadar mikserle çırpılır. (Dilerseniz 200 ml yani bir kutu kremanın tamamını da kullanabilirsiniz; bu şekilde biraz daha köpüksü bir krema elde edersiniz)
  5. Çırpılmış krema bir spatula yardımıyla diğer karışıma alt-üst ederek, mümkün olduğunca havasını söndürmeden yedirilir.
  6. Granül kahve ve şeker önce biraz sıcak suyla karıştırılır sonra üzerine ılık/soğuk su eklenir. (Granül kahve yerine koyu bir filtre kahve, french press veya espresso kullanılabilir. Bu durumda kahveyi önceden demleyip, sıcakken şekerini karıştırıp soğumasını beklemek gerekecektir. Toplamda en az 300 ml yani 1,5 su bardağı edecek kadar kahve gerekecektir.)
  7. Savoyerler soğumuş olan kahveye 2 saniyeliğine batırılıp dikdörtgen borcamın tabanına yerleştirilir. Üzerine hazırlanan kremanın yarısı dökülüp yayılır ve aynı işlem tekrarlanır. (Kullandığım borcamın ölçüleri 33 x 19 cm)
  8. Buzdolabında en az 6-8 saat bekletildikten sonra servis edilirse daha iyi olur. Servisten hemen önce üzerine küçük bir elekle bitter kakao serpilir. Bu şekilde daha güzel ve mat bir görüntü elde edilir.

Afiyet Olsun!